27 Şubat 2012 Pazartesi

Kendine İyi Bak!

Bir solukta dudaklardan dökülüverir. ‘Kendine iyi bak’
Geri dönüşsüz bir veda yani elvedadır aslında. O cümle birkaç ciltlik kitabı saklar içinde. Söylemek isteyip de söyleyemediklerimizi. Dilimizin uç sınırında durdurduklarımızı… Ayrılıkları ardından sürükler. ‘Bitti’ diyemeyecek kadar cesaretsiz olan insanların kalkanıdır. Evet aslında bu kadar basittir işte. ‘’Kendine iyi bak eşittir bitti.’’ Başı da sonu da budur. Cümlenin sonundaki nokta gibidir aslında. Her şey orada biter. Aynı cümleyi bir daha yazamazsın. Ama aynı noktayı her cümlenin sonuna koyabilirsin. Aslında virgül koyup devam edemeyeceğin ilişkiyi en kısa yoldan bitirirsin. Bazen aynı cümlenin sonuna birden fazla nokta koyarsın. Dönüp dönüp kendine iyi bak dersin her seferinde; sesin biraz daha cılızlaşır her seferinde gücün azaldıkça azalır. Ve bakarsın o sayfada artık tek bir noktaya yer kalmayacak şekilde dolmuştur her yer. Ve bu sefer ağzını açmadan arkanı dönüp gidersin. Kendi sessizliğine gömülürsün. Sessiz öylesine siner ki üstüne; kaybolursun. Hiç alışık değilsindir bu kadar sessiz kalmaya. Oysa ki ‘kendine iyi bak’ demişti, demiştin.
Yaşanılanlar için kimseyi suçlayamazsın. Savaşmadığı için ona kızamazsın. Yenilirsin. Yenildiğin için kendine kızarsın ama suçlayamazsın onu. Ayrılık bir kere olur. Ayrıldıysan ayrılmışsındır, dönüşü yoktur bunun. İşte öylesine kaçınılmaz olur ayrılık duygusu... Kendine iyi bak derler ve başka yollar ararlar. Affedemezsin ama kızamazsın da. Bu dönemeçte bir oradan bir buraya yuvarlanıp durursun; ayağa kalkacak gücünü de yitirirsin. Dönerler elinden tutup kaldırırlar; kendine iyi bak derler ve giderler. İhanet değil midir bu? Oysa ki ne kadar masumane görünüyordu. En büyük ihanettir; gözlerinin içine baka baka, onarılmaz yaralar aldığını bile bile, dalga geçer gibi; kendine iyi bak deyip çekip gitmeleri. Susarsın. Çünkü konuşursan ağlayacağını bilirsin. Gözyaşların içinde boğulacağını… Ve o hala seni ikna etmeye çalışır, başka bir seçeneğinin olmadığını, daha iyisinin olamadığı konusunda. Vicdanını rahatlatmaktan başka nedir ki bu. Kendine iyi bak derler; çünkü bir daha iyi olamayacağını bilirler. Aslında bu sözlerle giderken seni de bin bir parçaya bölmüştür. Bin bir parçanın bin biri de terk etmiştir seni. Aslında giderken seni de senden alıp giderler.
Perde kapanıyordur. O söyleyeceğini söylemiş ve sıra sana gelmiştir. Bütün ezberlediğin replikler bir bir siliniverir. İçin; keşke bunlar yaşanmasaydı, keşke başa dönebilsek ve tekrardan başlayabilsek demek ister. Ama sana oyunu bitirmekten başka bir alternatif sunulmamıştır. Onu asla affetmeyeceğini bile bile ‘kendine iyi bak’ der, gidersin. Perde kapanır. Oyun biter. Ayrılık…

                                                                                                                  aylin
                                                                                                             16.02.2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder